Tiyatroya gitmek için harçlıklarını biriktiren bir ilkokul çocuğu düşünün. Almamız gereken mesajı davranışlarda bulamadığımız ama ezberlediğimiz bu hayattan beklentisi çok fazla olmayacaktı ve en azından tiyatroya gidip oyundu bu diyecekti, dedi ve hayalperest oldu. Ayşegül tatilde kitabını okurken o da tatile gider, ufak yalanlar söylediğinde pinokyo gibi burnu uzamış mı diye kontrol ederdi. Bücür cadı gibi ağzını oynatır sihir yapar, yaptığını hayal ederdi. Bunlar olmasaydı gürültünün içinde kaybolacaktı. Kaybolmak istemedi sadece görünmez, sağır ve kör oldu. Çünkü patatesin her türlüsünü severdi.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder