8 Ocak 2019 Salı

Sevgili Süreyya

      Süreyya'nın kalbini çocuk sevgisi yumuşatmıştı,yol almasını sağlayan bir haritaydı adeta.
Doğduğumuzdan itibaren sevilmek, ilgilenilmek isteriz.Bazı sevdiklerimizin sevgisini alanen görmek için bin takla atarız,çocuğuz ya işte o zamanlar.Yine onlar tarafından farkedilmek,düşünülmek isteriz.Amma velakin,işler yolunda gitmez.
İşte Süreyya'nın da böyle olmuştu.
Hep bir yanı eksik kalmıştı.Bu eksik yanını kapatmak için çırpınıp durmuştu yılmadan fakat bulamamıştı.
Eş anlamlı kelime gibi ağzımız birine alışmış ise aynı anlama gelen diğer o kelimeyi kullanmadığımız gibi.
       Süreyya kendi kendine
 "Bazı çocuklar böyle doğar belki de kabullenmek gerekir"diye geçirmişti içinden.
Süreyya,artık tablodaki resmi değiştirmeye çalışmıyor,ne kadar renk kullanırsa kullansın işe yaramayacağını anlaması gerektiğinin farkındaydı.
       Anlamak istememişti çoğu zaman.Çünkü anladığında artık hiç bir şeyin bu kadar kıramayacağı hissini hissetmeyi bilmek istemiyordu.
Realist olmanın sırası değildi belki lakin artık vakti gelmişti.Gerçeği kabullenmek zor değildi onunla yaşamak zordu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder