2 Eylül 2019 Pazartesi

Sarı ile Mavi Balon

Ateş çiçeği sokağından yürümüştük birlikte.Ateş böceklerinin ötüşleri eşliğinde.Bir bitişin başlangıcını planlamıştık.Bir eylül akşamıydı ve biz yaprak gibi dökülmüştük o gün.
Hüzünlü bir akşam,hüzünlü bir veda olmuştu.Aslında yıllar bize kucağını açmıştı.Biz yılları kucaklamayı tercih edip bir şeyleri yarım bırakmıştık,bırakmak zorundaydık.
Dalgaların eşsiz müziği eşliğinde güneşin batışını izlemiştik.Gökyüzü bizim için süslenmişti sanki o gün.Mimoza kokusu sarmıştı tüm uzuvlarımızı.Güneş bize göz kırptıktan sonra batmıştı.
Ve bizi gecenin sessizliğine bırakıp gitmişti.
Rüzgar alnımızdan öpücük alıyormuşcasına esiyordu.
Ben en duygusal anlarımdan birini yaşıyordum.Hem mutluydum hem buruktum,hüzünlüydüm hem de iyi ki... diyordum, iyi ki...

6 Haziran 2019 Perşembe

Hayat Yalnız,Kuşlar Hızlı

Günümüzün vazgeçilmezi "insanları tanımadan yargılamak" dedi, sevdiğim tatlı bir yazar abim.
Belki de kalabalıklar içindeki yalnızlığıydı bu insanoğlunun.
Karmaşanın aynı zamanda çivisi gevşeyen tavırların anlamsızlığıydı.
İyi ki Tanrı insanın düşüncesini transparan yaratmamış.
Açığa çıkmış düşünce, düşünce olmazdı ve Tanrı en iyisini biliyordu.
İnsanın problemi buydu işte
Hep en iyisinin kendisi olduğunu zannetmekti.
Ortaköy'lü Türkan Abla bu sindirim bozukluğunun sebebini şöyle açıklıyordu.
"İnsanların okuduğunu zannedip,fakat aslında okumadıklarını"...
Katılıyorum,kimse kendine eleştirel gözle bakmıyor,hep başkalarını eleştiriyor olması,
Mütevazi olmayan bireyin karın sancısıydı.
Ve ömür aslında çok kısaydı, erkenden bunu idrak edenler mutlu ölüyordu.

19 Mayıs 2019 Pazar

Balkabağına Dönüşen Süheyla

Hassas yapısı,narin bir neşesi vardı.
Öyle narin ki bazen gülmeye korkardı.
Yalnızlığı sever,içine kapanır,kafasındakileri tahayyüle zorlardı.
Kimseyi sevemezdi aşk olarak.
Aşkın belki de nasıl olduğunu bilmezdi.
İnsan bilmediği bir şeyi ya da korktuğu bir şeye yaklaşmak istemezcesine uzak dururdu.
O da herkes gibi görünürdü dışarıdan,
Herkes gibi yalancı,yapmacık sayılabilirdi.
Çünkü artık insanlar böyleydi,öyle olmasa bile öyle görünürdü.
Yaşamayı bilseydi belki, o da severdi.
Yapmacık sevgisini,yalanlarını bir kelebeğe yüklerdi.Kelebek ömrü kadar sürerdi ve bir başkasına geçerdi,
Milyon tane kelebek uçar, uçar konar,konardı.
Sarı,Mor, Lacivert,Yeşil...
Ve ömür siyah ya da beyaz bir kelebek ile sona ererdi.
Bu hayatta ya kötü öleceksindi, ya da iyi.
The End.

21 Nisan 2019 Pazar

Yeşeren Acılar

 5 yaşındayken tatmıştım acıyı "Zézé" gibi.
Tanıdıklarımın aileleri benim göz hapsimdeydiler.Hatta vapurda,otobüste,trende her yerde tüm gözüme tatlı görünen aileleri izler izler durur,iç geçirirdim.Normal,olması gereken aslında o kadar tuhaf gelirdi ki bana.
Ben böyle ilkokulu bitirdim.


-Alvina Amia-

5 Mart 2019 Salı

Tam Ortasındayım

Hayatta her şeyin olabileceğini,saklı bir kutuda nasıl yaşanabileceğini öğrendim.
Hayatta olmayacak dediğin şeylerin olabileceği gerçeğini kabullendim.
Evet evet aydınlandım.
Şükretmem gereken çok fazla durum var.
Bardağın ne dolu,ne de boş yerindeyim.
Tam ortasındayım.
Tam ortasındayım çaresizliğimin.
Tam ortasındayım duygularımın.
Öyle işte.

8 Ocak 2019 Salı

Sevgili Süreyya

      Süreyya'nın kalbini çocuk sevgisi yumuşatmıştı,yol almasını sağlayan bir haritaydı adeta.
Doğduğumuzdan itibaren sevilmek, ilgilenilmek isteriz.Bazı sevdiklerimizin sevgisini alanen görmek için bin takla atarız,çocuğuz ya işte o zamanlar.Yine onlar tarafından farkedilmek,düşünülmek isteriz.Amma velakin,işler yolunda gitmez.
İşte Süreyya'nın da böyle olmuştu.
Hep bir yanı eksik kalmıştı.Bu eksik yanını kapatmak için çırpınıp durmuştu yılmadan fakat bulamamıştı.
Eş anlamlı kelime gibi ağzımız birine alışmış ise aynı anlama gelen diğer o kelimeyi kullanmadığımız gibi.
       Süreyya kendi kendine
 "Bazı çocuklar böyle doğar belki de kabullenmek gerekir"diye geçirmişti içinden.
Süreyya,artık tablodaki resmi değiştirmeye çalışmıyor,ne kadar renk kullanırsa kullansın işe yaramayacağını anlaması gerektiğinin farkındaydı.
       Anlamak istememişti çoğu zaman.Çünkü anladığında artık hiç bir şeyin bu kadar kıramayacağı hissini hissetmeyi bilmek istemiyordu.
Realist olmanın sırası değildi belki lakin artık vakti gelmişti.Gerçeği kabullenmek zor değildi onunla yaşamak zordu.